11. Hukuk Dairesi 2022/6158 E. , 2023/724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ilaç sektöründe faaliyet gösteren davacının “STAFİNE” esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “STAVİN” ibaresini 2012/13175 kod numarası ile tescil ettirmek üzere davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) başvurduğunu, davacının itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru markasının davacı markaları ile benzerlik taşıdığını, aynı tür malları kapsadığını, 05 inci sınıf emtialarının tüketicileri yüksek dikkat düzeyine sahip olsalar da bu kadar benzer markalar karşısında hata yapmalarının her zaman mümkün olduğunu, itiraza konu başvurunun SI-TA-VİN, davacı markasının ise SI-TA-FİN şeklinde okunacağını, bu durumun fonetik ve görsel açıdan ayırt edilemeyecek benzerliğe yol açtığını, markalardaki bu benzerliklerin iltibas doğuracağını, hastaya yanlış ilaç verilebileceğini, davalının kötü niyetli olduğunu, başvurunun tümüyle reddinin gerektiğini ileri sürerek 2014-M-3876 sayılı YİDK kararının iptalini, 2012/13175 kod numaralı “STAVİN” ibaresinin tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili; işaretler arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Abdi İbrahim İlaç. San. Tic. A.Ş. vekili; markaların yeterli ayırt ediciliği sağladığını, potansiyel tüketicilerin doktor ve eczacılar olduklarını, bilinçli tüketicinin markayı karıştırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının “STAFİLOKOK” bakterisine atıf yaptıkları, markalarının aldığı eklerle birbirlerinden farklılaştığı, hastalığa yol açan bakterinin adı gibi jenerik ifadeler ve bu ifadelere yakın ibarelerin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, işaretlerin bilinçli tüketici kitlesine yönelik olması sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 10.06.2022 tarih, 2021/2431 E. ve 2022/4973 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; temyiz itirazlarının cevapsız bırakıldığını, işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, onama kararının içtihatlarla çeliştiğini, iltibas tehlikesinin doğacağını, kapsamdaki emtiaların aynılık/ benzerlik taşıdığını, kelimelerin başlangıç ve söylenişlerinin hemen hemen aynı olduğunu, marka hukuku doktrininde ilaç markalarının insan sağlığı ile ilişkisi gözetilerek iltibas yönünden daha sıkı bir koruma tanınması gerektiğinin savunulduğunu, ilaçların tüketicisinin doktor ve eczacılar değil, ilacı kullanan hastalar olduğunu, hastanın ilacı evine götürdükten sonra ecza dolabında benzer isimli ilaçla karıştırabileceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca tesis edilen kararın iptali ve davalı şirket adına tescil başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ve 442 nci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi 2011/2556 E. , 2012/9094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2010 tarih ve 2009/11-2010/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin PLAVIX ibareli markasının yanı sıra “co” ve “dual” ön ekli PLAVIX ibareli ilaç markalarının tescilli olduğunu, davalıya ait STAVIX markasının müvekkiline ait markaya benzer olduğunu, davalı markasındaki farklılığın bu alandaki uzman kişiler nezdinde bile ayırt edici düzeyde olmadığını ileri sürerek davalıya ait STAVIX markasının hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve talep etmiştir.
Davalı vekili, ilaç markalarının sağlık sektöründe önceden bilgilenmiş kesim aracılığıyla satışa sunuluyor olması nedeniyle iltibas oluşturmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre PLAVİX isimli ilacın etken maddesinin Klopedogel olduğu ve yeni geçirilmiş mykart infarktüsü (kalp krizi) inme,tanısı konmuş etraf damar hastalığı, kalbi besleyen damar hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı, dolayısıyla bu ilacın uzman kalp mütehassısı bir hekim tarafından yazılmasının gerektiği, sıradan ateş düşürücü, ağrı kesici gibi çoğu zaman reçetesiz verilen ilaçlar grubunda olmadığından yanılma payının tüketici (hasta) seviyesinde dahi imkansız olduğu, dava konusu ürünlerin ilaç markası olduğu, ilacı kullanan hastanın ilaç tercihini kendi istediği doğrultusunda ve bizzat yapmadığı, doktorun tercihine uymak zorunda olduğu, ilaçlarında market gibi tüketicinin kendi tercihi ile kolay ulaşacağı bir yerden değil, eczacılık eğitimi almış uzman eczacının bulunduğu yerden reçeteli olarak alınacak oluşu, uzman eczacının ise reçetede tereddüt halinde her zaman reçeteyi yazan doktora danışarak ilacı hastaya ulaştıracak en önemli halka içinde bulunması, dolayısıyla davacıya ait Coplavix, Dualplavix, Duaplavix isimli ilaçların davalı markası Stavix ile kulak algılaması yönünden de yeterince farklı olduğu, ayırt edici ek nedeniyle bilgilenmiş tüketici grubu olan doktor ve eczacı yönünden ilacın hastaya sunulması esnasında karışmayacağı,karışma ihtimalinin bulunmayacağı keza Stavix isimli ilacın piyasaya sunulması halinde ise hasta, hekim, eczacı silsilesi içinde aynı etken maddeye sahip diğer ilaçlarla karışmasının davacıya ait markayı ihtiva eden ilacın reçete ile satılan ilaçlar grubunda olması nedeniyle karıştırılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi 2021/6624 E. , 2023/1401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2015/38355 ve 110499 sayılı "ECOPİRİN PROTECT", "ECOPİRİN" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SCOPIRIN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/18236 kod numarasını alan başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilânı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, söz konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu sebeple davalı markasının 05. sınıf mallarda tescil edilemeyeceğini, 05. sınıf malların reçeteli-reçetesiz satışının mümkün olduğunu, davalı markasının davacının seri markası gibi algılanabileceğini ve böylece davacı markası bakımından sulanma olacağını, müvekkili şirketin markalarının sektörde bilinirliğinin yüksek olduğunu, davalı markasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2018-M-2949 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/18236 sayılı "SCOPIRIN" markasının 05. sınıf malların tamamı bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markaların başlangıç kısımlarının farklı olduğunu, markaların sonunda yer alan PİRİN ekini içeren ve 05. sınıfta yer alan birçok marka bulunması sebebiyle herkesin kullanımına açık tali bir unsur olduğunu, kaldı ki müvekkili şirket adına tescilli BIOPIRIN, MEGAPIRIN, SCOPIRIN, TECHPIRIN, TEKPIRIN markalarının da bulunduğunu, dolayısıyla davalı markasının davacının seri markası olarak anılmasının da mümkün olmadığını, ilaç markaları bakımından reçeteli ya da reçetesiz olsun hedef kitlenin doktorlar ve eczacılar olduğunu, 05. sınıf ilaç ürünleri ile ilgili teamülünün, doktorlar, eczacılar hatta nihai tüketiciler nezdinde daha yüksek bir dikkat seviyesi aranması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı tür/benzer oldukları, başvuru markasının standart karakterle yazılmış "SCOPIRIN" ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı "ECOPİRİN PROTECT", "Ecopirin" ibarelerinden oluştuğu, markalar arasında tek bir harf farklılığı olsa da bu farklılığın özellikle markanın başında olması, davacı markalarından farklı olarak başvurunun sessiz harf ile başlıyor olması nedeniyle farklı bir şekilde okunması, potansiyel müşterilerin yüksek dikkat ve özeni unsurlarının bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiği, markanın varlığı hakkındaki muhtemel bilginin kötü niyeti tek başına ispatlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan “ecopirin” markası ile davalıya ait “scopirin” ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirkete ait 2017/18236 numaralı “scopirin” markasının müvekkile ait “ecopirin” markasından esinlenerek oluşturulduğunu, dava konusu markalar ile benzer şekilde kelime başındaki tek harfin farklılaşmasıyla oluşturulan markalar hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin karıştırılma ihtimalinin varlığını kabul ettiğini, ilaç ürünlerinin asıl tüketici durumunda olan bu geniş kitlenin doktora ve ardından eczacıya müracaatı ile (reçete ile tüketim) ilaç temini mümkünken, doğrudan eczacıya müracaatı ile (reçetesiz ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05. sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin haksız rekabete yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi 2022/1214 E. , 2023/4631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/292 Esas, 2021/1326 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/64 E., 2019/481 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Gold Ray" ibareli markasının 5. sınıf mallarda tescilli olduğunu, davalı şirketin “Goldway” ibaresinin 5. sınıfta tescili için yaptığı marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğunu, uyuşmazlık konusu 5. sınıfta yer alan malların bilinçli tüketiciye hitap ettiğini ancak bilinçli tüketicinin dahi markalar arasındaki küçük farklılığı fark etmekte zorlanabileceğini, diğer taraftan 5. sınıfta yer alan tüm malların reçeteli sayılmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 2018/M-11370 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Medicine İlaçları Ltd. Şti, vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açabilecek bir benzerlik bulunmadığını, davalının markasının tek kelimeden, davacının markasının ise iki kelimeden oluştuğunu, iki marka arasında "W" ve "Y" harflerinin markaları farklılaştırdığını, ayırım gücü düşük markalarda küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldırmak için yeterli olacağını, taraf markalarının doktor, eczacı ve sağlık konusunda çalışanlara hitap ettiğini, doktorların reçete ile verdikleri ilacın karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "Gold" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, kötü niyet iddialarının ispatlanmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğu, uyuşmazlık konusu markaların ilaçlar da dahil olmak üzere 5. sınıfa ilişkin olduğu, 5. sınıf kapsamına giren mal alt gruplarından reçeteli ilaçlar dışında kalan mallar yönünden ilgili çevrenin bilinç seviyesi çok yüksek olmadığından uyuşmazlık konusu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığının açık olduğu, dava konusu markaların etken madde içermediği, bu nedenle sağlık personeline hitap ettiği gerekçesiyle karıştırılma ihtimalinin yok sayılamayacağı, markaların “gold” unsurunu içerdikleri için zayıf marka niteliği taşıdıkları, zayıf markalarda her ne kadar küçük bazı farklılıklar dahi karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırsa da davalının marka seçerken söz konusu farklılığı yaratmadığı, bu itibarla 5. sınıf kapsamına giren mal alt gruplarından reçeteli ilaçlara ilişkin olarak da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle dava konusu YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Medicine İlaçları Ltd. Şti, vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda hem harf farklılığı hem de anlamsal farklılık bulunduğunu, "Gold" ibaresinin ayırt ediciliği düşük bulunduğundan anılan farklılıkların iltibası önleyeceğini, müvekkil markasının davacının markasından farklılaşmadığı kabulünün yerleşik içtihatlara aykırı olduğu gibi bilirkişi raporu ile de çeliştiğini, 5. sınıfta reçeteli ilaçlar dışında kalan mallar yönünden de tüketicinin bilinç düzeyinin yüksek bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak olarak yer alan "Gold" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu itibarla anılan ibarenin ortaklığından kaynaklanan kısmi benzerliğin iltibasa neden olmayacağını, markalarda yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin bir etken madde adı olmadığı, 5. sınıf malların tüketicilerinin bilinçli olsa da bu durumun hiç yanılmayacakları anlamına gelmediği, dava konusu "Goldway" ibaresi ile davacı tarafa ait tescilli “Gold Ray’’ markası arasında, sadece bir harf farklılığının bulunduğunun dolayısıyla davalı tarafa ait marka tescil başvurusu ile davacı markası arasında 6769 sayılı Kanun' un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Medicine İlaçları Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun' un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi 2024/926 E. , 2024/9355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1480 Esas, 2023/1470 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/228 E., 2021/159 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) iptal ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENTvekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ilaç sektöründe üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiğini, "..." ve "... C" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2018/58150 sayılı "... assist+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer bulunduğunu, davalı başvurusunda yer alan "..." ibaresinin tescil edilmek istenilen mallar için yaygın olarak kullanıldığını ve assist ibaresini nitelendirdiğini, davaya konu başvuruya "..." ibaresinin eklenmesiyle markanın müvekkilinin markasının bir serisi ve diğer versiyonu olarak algılanacağını, müvekkilinin markasının ilaç sektöründe yıllardır çok yaygın olarak kullanıldığını, markaların aynı mal ve aynı tedaviye yönelik olduğunu, markaların birbirlerinin yerine ikame edilme imkanı olduğundan tüketicinin diğer markayı tercih etme riski bulunduğunu, markalar arasında çağrıştırma ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin olduğunu ileri sürerek, 2020-M-368 sayılı YİDK kararının 05. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" malları ile 35. sınıftaki 5/1. sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden iptaline, bu mal ve hizmetler yönünden davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "... Assist+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "... C" ibareli markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, tek harf farklılığıyla dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin etken madde adı olmadığı gibi dava konusu başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin çok düşük olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.








